* Isim :
 Cüneyin
 * Soy Isim:
 Temel
 * Şehir:
 İst.
  Email Adresi:
 cuneyintemel@hotmail.com
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 07.07.2010

 * Mesaj:

 ŞAH HÜSEYNE ÇIKAR YOLUMUZ BİZİM

Horasandan gelir bizim mayamız,
Kudretten boyanmıştır boyamız,
İnsan gibi yaşamaktır gayemiz,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.

Okunuyor Ehlibeytin hutbesi,
Köyümüzde Hubyarın kubbesi,
Çok samimi kucaklarız herkesi,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.

On dört Masum-u Pak yirmi dört bacı,
Hırkası eyninde başında tacı,
Kimisi sakkacı kimisi gözcü,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.

Ali Muhammeddir Muhammed Ali,
Ele bele dile sahip ol dedi Bektaşı Veli,
Burcu burcu kokar Tekeli gülü,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.

İlim bir deryadır hepsi içilmez,
Doğacak çocuğa gömlek biçilmez,
Sadık dosttan asla vazgeçilmez,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.

İnsanoğlu bazen kızar bağırır,
Cüneyinim Hubyara çağırır,
Baştacıdır hepsi körü sağırı,
Şah Hüseyne çıkar yolumuz bizim.
  * Isim :
 kemal
 * Soy Isim:
 bozbalak
 * Şehir:
 izmir
  Email Adresi:
 bozkemal77@hotmail.com
  Web Adresi:
 -bozkemal77@hotmail.com
  Ekleme Tarihi
 14.06.2010

 * Mesaj:

 hubyarda emeği geçen tüm canlara slm  olsun teşekkür ediyorum .. bu arada köy yayla temizliğine dikkat edilmeli dışarıdan gelen canlara yeni yerleşim yerleri yaılmalı oranın düzenine uygun gelece bırakılan misafirhaneler yapılmalı diyorum teşekkürler ...  hoscakalın
  * Isim :
 muharrem
 * Soy Isim:
 akyurek
 * Şehir:
 şenköy
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 muharrem_akyurek1963@hotmail.com
  Ekleme Tarihi
 10.05.2010

 * Mesaj:

 selam dostlar canlar  bu sene hubyar töreni temmuzun kaçında olacak  acaba  belli oldumu
  * Isim :
 Ahmet
 * Soy Isim:
 Adıgüzel
 * Şehir:
 izmir
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 29.03.2010

 * Mesaj:

 CHP Milletvekili Ali Rıza Öztürk soruyor:
"5 Kasım 2007 Erdoğan-Buş Oval Ofis görüşmesinden sonra Ankara'ya gelen 35 kişilik üst düzey ABD subay ya da istihbaratçıları, üç aylığına Türkiye'ye gelmiş oldukları iddia edildiği halde, bunlar geriye dönmüşler mi? Dönmemişlerse neden dönmemişlerdir?"
İçişleri Bakanı Beşir Atalay cevap veriyor:
"Bende bir bilgi yok o konuda, bir bilgim yok"
Konuşma şöyle devam ediyor:
ÖZTÜRK: O zaman "yok" deyin
ATALAY: Bilgim yok ki cevap vereyim
ÖZTÜRK: İçişleri Bakanı olarak sizin bilginiz yok???
ATALAY: Bak, o konuda bir bilgim yok, size vereceğim bir cevap yok.
ÖZTÜRK: Kimin bilgisi olacak Sayın Bakan?
ATALAY: Yani geldiyse, gelmediyse bilmiyorum.
ÖZTÜRK: Yalansa tekzip et, değilse açıkla.
                  Bu konuyu bile bilmeyen bir Bakana Kamu Düzeni ve Güvenliği'nin emanet edilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
CHP Milletvekili Atilla Kart soruyor:
"Bu 35 kişi konusu çok önemli. Islak imzadan darbeye geldik.
İhbar mektupları postaneden gönderiliyor. Ama kim? MİT bilmiyor, İçişleri bilmiyor, Dışişleri bilmiyor.
Türkiye illegal bir karargahtan mı yönetiliyor?"
Sağır sultanın duyduğu Amerikalı istihbarat subaylarından Sayın Bakan'ın haberi yok. :
----------------
Aydınlık Dergisi, Bakan Atalay'ın bilmediği (!) 35 CIA ajanının yerini açıklıyor:
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbaratının Yıldız Bürosu (Ankara)
(Uydu fotoğrafı)
Ergenekon tertipleri, operasyonlar, silah cephane gömme işleri, sahte belgeler, 5000 sayfalık darbe planları burada hazırlanıyor.
---------------
5 Kasım 2007'de Oval Ofis'teki buluşmada Tayyip Erdoğan, Buch'tan Ergenekon'un düğmesine basılması talimatını aldı.
Yandaş gazeteci Fehmi Koru, Yeni Şafak'taki köşesinde bunu açıkladı, Kanal 7 TV'de tekrar etti.
Ergenekon tertibinde, yani Türk Ordusu'na saldırıda Emniyet içindeki Fethullahçı ekibe yardımcı olmak üzere 35 üst düzey CIA-Pentagon yetkilisi Ankara'ya geldi.
Aydınlık Dergisi, 16 Mart 2008 tarihli sayısında bu olayı haberleştirdi.
35 kişilik ekip, başında bir Amerikalı Tümgeneralin bulunduğu ODC ile irtibat halinde çalışmaya başladı.
Daha sonra Yıldız Bürosu'na yerleştiler.
-------------
Genelkurmay, 18 Mart 2009'da İçişleri Bakanlığı'na "Özel Büro'nun Faaliyetleri" başlıklı bir yazı gönderdi.
Yazıda, Amerikan ajanlarının yetki ve görev sahası dışına çıkarak bazı yerel yöneticileri ziyaret ettikleri, bilgi istedikleri bildirildi.
28 Mayıs 2008 tarihli Bartın Halk Gazetesi, Bartın'ı ziyaret eden Jason White adlı bir Amerikalının kimliğini açıklıyor. Bir Emniyet yetkilisinin verdiği bilgiye göre, rütbesi Yüzbaşı ve kendisine Terörle Mücadele Şube Müdürü eşlik ediyor. Bu sadece buzdağının görülen bir kısmı. Adamlar tüm yurtta faaliyet gösteriyor.
Örneğin Poyrazköy'de kazılar başlamadan 17 gün önce ABD Konsolosluğu'na ait bir aracın askeri bölgede dolaşıp fotoğraflar çektiği ve bu durumun jandarmaya ihbar edildiği belgelendi. Bu konu, kabul edilen iddianameye de girdi.
Poyrazköy'de bulunan silah ve mühimat üzerindeki parmak izleri SAT Gurup Komutanlığı'ndaki tüm personelin parmak izleriyle karşılaştırıldı. İzlerin 203 personelin hiç birisine ait olmadığı ortaya çıktı.
------------------
Atilla Kart şöyle diyor:
"Bilmiyorum ne demek? Kendisi Bakan değil mi? Sorumluluğunun bilincinde değil mi? Taşeron bir Bakan mı?
Bu uzmanların sayısının 35 olduğu ifade ediliyor. Ancak bu sayı 85'e çıktı mı, bilmiyoruz, açıklanmalı.
Bunlar illegal bir karargahta mı görev yapıyorlar, Türkiye'yi kimler yönetiyor.
Soyut darbe iddiaları, yargıya baskı gibi son günlerde sıkça tartışılan konuların cevap anahtarı işte bu sorularda gizli.
  * Isim :
 Banu
 * Soy Isim:
 Can
 * Şehir:
 istanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 28.03.2010

 * Mesaj:

 Bu zeki adama şapka çıkartılır ..
> Türkiye'yi Güldüren Adam' ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın İstiklal Marşı'ndan
> esinlenerek yazdığı bir şiir, şu sıralarda elden ele dolaşıyor. Cem Yılmaz,
> bu şiirinde Türkiye'nin sorunlarını da ele alarak ülkemiz gerçekleri
> hakkında inanılmaz tespitler yapmış! İşte Cem Yılmaz'ın Türkiye'nin durumuna
> mizahi ve bir o kadar da entelektüel bakış açısıyla yazmış olduğu şiir:
>
>
>
> İSTİKBAL MARŞI
>
> Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!
> Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.
> O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
> Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!
>
> Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!
> Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!
> Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,
> Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!
>
> Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım!
> Hangi hükümet beni kurtaracakmış,ş aşarım!
> Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!
> Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!
>
> Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,
> Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!
> Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?
> 'Avrupa Birliği' denen tekdişi kalmış canavar!
>
> Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın!
> İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!
> Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın,
> Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın!
>
> Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı!
> Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!
> Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,
> Satılm adik o kaldı, durma satıver şu vatanı!
>
> Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!
> Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!
> Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda!
> On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!
>
> Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
> Yediginiz herzelere başka ne demeli!
> Oyuverin altını iyice sallansın temeli,
> Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!
>
> O zaman durur belki gözümden akan yaşım,
> O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,
> O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım!
> HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,
>
> Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!
> Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,
> Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!
> Hakkıdır 'garip yaşamış vatandaş'ın da gülmek,
> Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!
  * Isim :
 Sevda
 * Soy Isim:
 Aydin
 * Şehir:
 Viyana
  Email Adresi:
 sevdaaydin03@hotmail.com
  Web Adresi:
 www.sezginaydin.org
  Ekleme Tarihi
 16.03.2010

 * Mesaj:

 Canlar, Sezgin Aydin nin Yeni Albümü cikmistir. Yapacaginiz Festivallerde yer almak isteriz. Desteginizi eksik etmeyin bizden. Saygilar

http://www.youtube.com/watch?v=TkwdUFZNLQc

http://www.youtube.com/watch?v=fzCKDPqxPRg
  * Isim :
 MEHMET
 * Soy Isim:
 ÇULHACI
 * Şehir:
 VİYANA
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 16.02.2010

 * Mesaj:

 VİYANAYA  EREN  CANLAR UGRADI

Ejdadı  hünkardan evliya soyu
Viyanaya eren  canlar ugradı
Birlik beraberlik sağlansın deyi
Viyanaya  eren canlar uğradı

Ulu sulargibi engin akarsın
Derman olur derdimize bakarsın
Anadolu toprağından kokarsın
Viyanaya eren canlar ugradı 

Bu yolun aşığı  dertli divani
Cem olduk beraber unutmam senı
Muhabbetin hoştur  biz olduk ğani
Viyanaya  eren canlar uğradı

Hünkar Hacıbektaş  bir büyük ulu
Süre geldin bize erkanı yolu
Yardımcımız olsun şah merdan ali
Viyanaya eren canlar uğradı

Cemalini  gördüm pir veliyettin
Ğürbet elde bizi ziyaret ettin
Yol erkan bir dedin yolunu güttün
Viyanaya eren canlar uğradı

Deyiş doğzimam  divani baba
Yol erkan yürüsün gösterdin çaba
Kırkların yoluna canımız hüba
Viyanaya eren canlar uğradı

Sefa geldin veliyettin  efendi
Ğamber kılavuzu mihmandı  kendi
Post nişanı  ulu dergahdan  dendi
Viyanaya eren canlar uğradı

Hasbi hal eyledik durumu hali
Ezeli evrahdan demişiz beli
Kısmet olur gelir görürsem seni
Viyanaya eren canlar uğradı

Konuştukca  bal akıyor sözünden
Hünkardan nişan var kendi özünden
Yolun sürer ehlibeyit  izinden
Viyanaya eren canlar uğradı

Şükür olsun ğördüm pirin yüzünü
Yeni buldum mürşidimin izini
Ne sitem eyledi nede nazını
Viyanaya eren canlar uğradı

Fedarasyon  başkanımız Çankaya
Kimi telaşlandı düştü  hay haya
Fırsat vermeyelim kötü bir huya
Viyanaya  eren canlar uğradı

Dedem tatlıderviş ikrar bağladı
Cemallettin  dergahında eğledi
Üçüncü post  hubyarın söyledi
Viyanaya  eren canlar uğradı

AŞIK MEHMET aslım dedem hubuyar
Yolunu bırakmaz erkana uyar
Muhabbetin baldır sözünden doyar
Viyanaya eren canlar uğradı 

HUBYARLI  AŞIK MEHMET

VİYANA AVUSTURYA

  * Isim :
 Aşık
 * Soy Isim:
 Alican
 * Şehir:
 İstanbul
  Email Adresi:
 alican.yildirim@mynet.com
  Web Adresi:
 http://www.hubyarlialican.com
  Ekleme Tarihi
 01.01.2010

 * Mesaj:

 MERHABA CANLAR. Gönül dostlarıma, türkü sevenlere, yüreği sevgi dolu insanlara, özünden ikiliği atmış ve birlik makamına ermiş canlara, kültürüne, inancına, yürekten sahip çıkanlara, dostluğu, kardeşliği, birlik ve beraberliği yürekten özümsemiş olanlara. MERHABA.
Irkçılık adına, töre adına, inanç adına, insanların ve insanlığın yok edilmediği, sevginin, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünya dileğiyle, yeni yılınızı en içten duygularla kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. HUBYARLI ÂŞIK ALİCAN. İletişim.www.hubyarlialican.com. hubyarlialican@hotmail.com  0533 547 89 20
  * Isim :
 cemal
 * Soy Isim:
 ata
 * Şehir:
 vienna
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 08.12.2009

 * Mesaj:

 merhaba canlar
benim anneannem hubyarli.
hubyarlilari sevdigim icin artik BENDE bir Hubyarli olarak kendimi sayiyorum!

saygilar ve sevgilar

cemal
  * Isim :
 YILMAZ
 * Soy Isim:
 ÖZDIL
 * Şehir:
 istanbul
  Email Adresi:
 yozdil@hürriyet.com.tr
  Web Adresi:
 www.hurriyet.com.tr
  Ekleme Tarihi
 18.11.2009

 * Mesaj:

 HERKES OKUMALI..

AMA ÖNCE FIRSATCI AKBABALAR..!





Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki:

“Onur Öymen istifa etsin.”

*

Onur Öymen yetmez.

*

Mustafa Kemal istifa etsin.

İsmet İnönü istifa etsin.

Celal Bayar istifa etsin.

Şükrü Saracoğlu istifa etsin.

Refik Saydam istifa etsin.

Sabiha Gökçen istifa etsin.

Adnan Menderes istifa etsin.

*

Çünkü...

İsyancıyla müzakere yerine mücadele eden Cumhurbaşkanı, Mustafa Kemal... İsyanı bastıran Başbakan, İsmet İnönü. İsyanı bastırmak için düzenlenen harekâtın parasını veren, Ekonomiden Sorumlu Bakan, Celal Bayar. İsyancıları asan Başbakan kim? Milli mücadelenin efsane “Galip Hoca”sı, Celal Bayar. Babası müftüdür. İsyancıları asan Adalet Bakanı, Şükrü Saracoğlu. İsyancıların vurduğu gazileri tedavi eden, Sağlık Bakanı, Refik Saydam. Sabiha Gökçen, Türkiye’nin ilk kadın pilotudur ama, “dünyanın ilk kadın savaş pilotu”dur... Kore’de mi savaştı Sabiha Gökçen? İsyancıları bastırırken savaştığı için aldı, o “dünyanın ilk” unvanını... Adnan Menderes desen, “İsyanı bastıralım” diyen CHP milletvekili o sırada.

*

Onur Öymen?

Henüz doğmamış.

*

DTP ve PKK, o gün oralarda yaşananlar için “soykırım” diyor. Bunun için Brüksel’de, Avrupa Parlamentosu’nda konferans düzenlediler. Eğer, Onur Öymen’in söylediklerinden ötürü istifa etmesi gerekiyorsa... Türkiye Cumhuriyeti “Dersim soykırımı”nı niye tanımıyor?

*

Soykırımsa o...

Yapsana gereğini.

*

Onur Öymen, büyükelçilik görevlerinin yanı sıra, Dışişleri Müsteşarlığı yaptı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve tezlerini temsil etti... Onur Öymen, soykırım avukatıysa eğer, Türkiye Cumhuriyeti bundan böyle, Ermeni meselesinde hangi yüzle savunma yapacak?

*

Onur Öymen’in istifa etmesi gerekiyorsa, neden seçim meydanlarına Adnan Menderes’le fotomontajlı fotoğraflarını yerleştirip, “Biz O’nun devamıyız” diye oy istiyor, dini bütün siyasetçilerimiz?

*

Onur Öymen’i yerden yere vuran, tarih otoritesi kılıklı gazeteci arkadaşlar, isterlerse tarihi baştan kaleme alsınlar...
O kalemi kıran kişinin, Celal Bayar olduğu gerçeği değişir mi?

*

Onur Öymen’in istifa etmesi gerekiyorsa, neden, isyancıları asan Adalet Bakanı Şükrü Saracoğlu’nun adını taşıyan statta maç izlemeye gidiyor devlet büyüklerimiz?
Neden domuz gribi mi olduk acaba diye tahlile gidiyoruz Refik Saydam’a? Neden Sabiha Gökçen’in adını havalimanına verip, açılış törenine bizzat kendileri
gidiyor hükümet üyelerimiz?

*

Bu isimler fani, emir kulu...
Asıl soykırımcı CHP zihniyetiyse eğer,
Kemal Kılıçdaroğlu AKP’li mi?

*

Doğruları konuşmak için, en az iki kişi gerekir; biri doğru söyleyen, biri doğru anlayan... Lafı, kıçından anlamamak lazım.

*

Eğer Onur Öymen kadar hümanist, beyefendi, kibar, karıncayı incitmez bir diplomatın, eli kanlı katil, ırkçı ve Alevi soykırımcısı olduğuna inanılıyorsa, konuşacak laf kalmamıştır bu ülkede.


  * Isim :
 Selçuk
 * Soy Isim:
 SARIYAR
 * Şehir:
 İstanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 08.11.2009

 * Mesaj:

 Emeğe SAYGI

İdam mahkumu bir adam oturtulur celladının karşısına gözleri kapatılarak. Cellat, mahkumunun kellesini bedeninden ayıracaktır kılıcıyla. Mahkum, gözlerini kapatır ancak korkudan hemen açar. Hala kellesinin omuzları üzerinde olduğunu görür ve sevinir. Cellat ise sevinmesinin yersiz olduğunu, ayağa kalktığında kellesinin yere düşeceğini söyler. Mahkum gözlerini kapayıp açana kadar cellat işini yapmıştır bile. Alevilik inancı içerisinde kültürünü yüzyıllardır koruyarak bugünlere getirdiğini söyleyen Hubyarlıların bu hikayeyi dikkate almaları gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde ortada ne Hubyar kültürü ne verilecek ser ne de bir sır kalacaktır.

Malum sitenin malum sorumlusu! Öncelikle gençlik komisyonları adına yazdığın yazıdan gençlik komisyonunuzun haberi var mı onu açıkla! Eğer sen açıklamazsan eminim gençlik komisyonunuzdaki arkadaşlar gerekli açıklamayı yapacaktır. Başkalarının adına, onların haberi olmadan nasıl yalan yanlış yazılar yazdığını açıkla!Sitenizde adı sanı bilinmeyen insanlar adına nasıl kendi kinini kustuğunu da açıkla! Çünkü oradaki yorumların tek bir kalemden çıktığını artık herkes anladı.



Evet! Geçen hafta en son ortaya atılan iftiralara karşı susmamayı tercih ettim. Ancak bu işsiz güçsüz insanlar bana Türkçe dersi vermeye çalıştı. Hem de nasıl biliyor musunuz? Kamufleye kamufüle, Muaviye’ye Maviye, tebaaya teba, iddiaya idda, şovene şöven diyerek, bağlaçları nasıl kullanacaklarını bilmeyerek. Reayaya reya, ümmetçiye hümmetçi de diyenler olmuş ki evlere şenlik bir durum. Neyse ilkokulda öğrendiklerimizi bir gözden geçirmiş olduk bu sayede. Şimdi bu kişiler bir de benden saygı bekliyorlar. Acı! Ama üzülmemek gerek çünkü ne de olsa yazıları genelde tek elden çıkıyor. Bari o işle meşgul işin başına Türkçe’yi iyi kullanabilen bir arkadaşı koysalar. Ama Türkçe’yi iyi kullanan biri olsa orada işi ne değil mi!

Bu ülkede daha geçen ay konusunda çok başarılı bir öğretim üyesi hayatına son verdi ‘hayatta çok acı var’ diyerek. Hayatına son vermesinin tek sebebi insanların kötülüğü, toplumun ikiyüzlüleşmesiydi. Dünyanın öte ucunda küçük bir çocuğa atılan şamarı kendi yüzünde hissedebilecek kadar ‘insan’dı. Şimdi bu iftiraları atan insanları gördükçe benim de içimde acılar artıyor. Bu kişilerin fikirlerini ne kadar tenkit etsem de faydasız olduğunu gördüm çünkü. İşin içerisinde olmadan hareket ettiğimde hak verebilirdim kendilerine ancak bir yazıyla bulundukları yerin ne kadar seviye yoksunu bir ortam olduğunun farkına vardım. Ama zaten ilk yazımda da belirttiğim gibi burası onların dünyası, internet medya onların oyun alanı. Sırf bu nedenle görüşlerimi ve bildiklerimi yazacağım ancak onlara göndermeyeceğim. Çünkü burası benim oyun alanım değil. Çünkü göndermiş olduğum yazıya kendileri kafalarından başlıklar uydurma cesaretini gösterebiliyorlar. Eğer gönderdiğim mailde ‘yayınlayın da görelim’ diye bir söz kullandıysam onu da kanıtlasınlar.

Konuya gelecek olursak; yine ilk yazımda da belirttiğim gibi bu kişilerin anlayabilmesi için bu başvuruyu, öncelikle oturup Avrupa Birliği mali yardımları konusunda eğitim almaları gerekir. Hibe programlarını öğrenmeleri gerekir. Şimdi diyecekler ki, ‘Kültür Bakanlığı’na yapılmış başvuru Selçuk efendi, şimdi de bu yalanı mı buldun?’ diyecekler. Desinler. Öğrenmeleri için ilgili linki de vereyim: ‘http://www.unesco.org/culture/ich/doc/src/00009-TR-PDF.pdf’. Girsinler, öğrensinler, bilerek konuşsunlar. Somut varlıklar için de yine özel mülkiyet sahiplerinin rızası gerekmekle birlikte mülkiyet hakları yine mülk sahiplerinde kalmakta ancak restore edilmiş yerlerin üzerine kat atılmaması, restorasyonun bozulmamasına ilişkin mülkiyet sahipleriyle anlaşmalar yapılmaktadır.

Ben şimdiye kadar yaklaşık 800.000€ değerinde bu tür projeler yaptım ve hiçbirinde proje yeri devlete devredilmedi. Kaldı ki bakanlığa gönderilen proje taslağında da belirtildiği gibi ‘özel mülkiyet haklarının saklı tutulması kaydıyla’ türbe ve çevresinin açık hava müzesine dönüştürülerek projelendirilmesi amaçlanmıştır. Türbenin kontrol, denetim, işletme ve mülkiyetinin devri istendiği iftirasını ortaya atanlar ilkokul bilgilerini tazeledikten sonra bir de bu tür projeler konusunda bilgi sahibi olurlarsa yerinde olur diye düşünüyorum. Ankara Beypazarı’nda yapılan projeler sayesinde bu ilçe Türkiye’nin en iyi 10 ilçesi arasına girmeyi başardı.

Benim özümde iyi insan olduğumu ama ailemden etkilendiğimi filan saçmalayan arkadaşlara da sadece gülüyorum. Beni şovenizmle ve mikro milliyetçilikle suçlayan arkadaşlar bu konuları tartışmak istiyorlarsa gelsinler, Ankara filan muhabbetini bıraksınlar, konferanslarda seminerlerde tartışalım bu konuları. Ben kendi ailemi ya da soyadımı ya da milletimi öne çıkararak şimdiye kadar hiçbir işe girişmedim. Onu, Hubyar adını kullanarak bir yerlere gelmeye çalışanlara ve tüm toplumu bir araya getirelim derken ilk adımını toplumun bölünmüşlüğüne sebep olan kavramları, isimleri adının yanına koyanlara sormanız lazım. Bir de Hıdır Temel’in benim ağam olduğunu söyleyen beyin yarım yuvarında oksijen eksiği bulunan kişiler niye bazılarının arkasından ‘bilmem ne ağa’ koşturup durduklarını bir söylesinler.

Projenin mülkiyetle ilgili bölümünde ‘köyümüzün bu yok olmaya yüz tutmuş somut ve somut olmayan kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve ülkemize bir inanç turizm merkezi örneğini kazandırmak için köyümüzün merkez mahallesinin (türbenin bulunduğu yer) diğer mahallelerden ayrılarak ve burada yaşayan insanların maddi ve manevi hakları saklı tutularak, özellikle de özel mülkiyet haklarını koruyarak, sit alanı ilan edilmesi ve buradaki insanlarında katılımıyla projelendirilerek bir açık hava müzesi (yaşayan etnoğrafya müzesi)ne dönüştürülmesi acil ve kaçınılmaz bir görev olarak önümüzde durmaktadır’ denmektedir. Bu proje taslağıyla, türbenin, çevresindeki evlerin ve somut varlıkların hala devlete verileceğini iddia ediyorsanız devam edin. Ancak ben sizin dünyanızda daha fazla durmayı inanın istemiyorum. Sadece ilk yazımda yazmış olduğum sözlerime cevap verin mümkünse.





Çeşitli haber sitelerinde çalışan ve her yere iftira dolu yazılar gönderen ‘sosyalist(!) emek hırsızı’ arkadaşlar hala istihbarat servislerinden yakalarını kurtaramamışlar mı? Çünkü bende hala zamanında bana yazmış oldukları yazıları duruyor. Çalıntı yazılarıyla birlikte! Öncelikle bunu bir açıkla site soruNlusu malum kişi!


İkincisi, sağ partilere rant için mi yoksa hakikaten bu siyasi görüşleri savunduğunuz için mi oy verip halkı da peşinizden sürüklemeye çalıştığınızı söyleyin.

Gönderdiğim ilk yazıda, kullanmadığım cümlelerle birlikte başlığı nerenizden uydurdunuz? Mümkünse buna da bir cevap alayım.

Gençlik komisyonu ve kadın komisyonu adıyla yayınladığın yazılardan bu komisyonların haberi var mı onu da söyle!

AB, Dünya Bankası, UNESCO vb. kuruluşların proje desteklerinden, hibe programlarından haberin var mı hiç?

Açık hava müzesi kavramını hiç duydun mu?

Bazı şeyleri öğrenebilmen için yardımımız az da olsa dokundu mu bu sayede?

Bir de son olarak şunu sormam gerekiyor: Vakfınızı size kim kurdurdu?

Selçuk Sarıyar

  * Isim :
 Selçuk
 * Soy Isim:
 SARIYAR
 * Şehir:
 İstanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 08.11.2009

 * Mesaj:

 Dedi ki Dünyanın her yerinde her zaman bir Ali Muaviye, İsa Paul, Musa - Firavun mücadelesi vardır. Önemli olan doğruyu arayıp bulmak ve onun yanında mücadele vermektir.
Hayat artık internet ve medya üzerinden yaşanıyor olmuş. Mahallelerde insanların birbirlerinin ardından attıkları iftiralar artık bu iletişim kanalları üzerinden yapılıyor hale gelmiş. Kenan Evren diyor ya hani ordunun yönetime el koyduğunu anlatırken, kendi kendini yönetemeyen demokrasi diye. Günümüzde yaşadıklarımız da her ne kadar hoş bir benzetme olmasa da Evrenin söylediklerine çok benziyor. Hazır internet ve medya kendi kendini kontrol edemiyorken, bazıları da bunu kullanmayı iş ediniyorlar haliyle. Ama bilmiyorlar ki sebep oldukları bu kontrolsüz ortam sivil darbeyle sonuçlanabilir.
En son, sahip oldukları büyük medya kuruluşlarından bir yalan haber daha saldılar etrafa. Pis kokularla birlikte. Neymiş Efendim, Hıdır Temel Kültür Bakanlığına başvurarak türbeyi devlete vermek istiyormuş Belgeleri de nerden edindikleri, nasıl edindikleri muamma olan bir dilekçe. Bu dilekçeyle birlikte Hıdır Temel bugüne kadar savunduğunu söylediği fikirlerin tam aksine türbeyi devlete veriyormuş.
Bir yazı gönderdim sevgili medya kuruluşunun çok değerli yöneticilerine. Yayınlamadılar. Kaldı ki, kullandıkları gençlerin daha düne kadar ne tür yalanlarla, ne tür çalıntı yazılarla ünlü olmaya çalıştıklarını yüzlerine vurmamıza rağmen biz onlar gibi iftirayla ve arkadan konuşmalarla hareket etmedik tabi ki onlar yine de devam ettiler. Şimdi sormak istiyorum: Ellerindeki dilekçeden, türbenin ve çevresinin müzeye dönüştürülmesi projesi sözünden nasıl oldu da böyle anlamlar çıkarabildiler Sanırım kendi akıllarında sürekli bu hedef olduğu için her şeyi bu yönde anlıyor olsalar gerek. Nasıl oldu da haber yaptığını iddia eden sizler, haberinizde iftira attığınız tarafın görüşlerini almadan bu haberi yayınladınız. Haberciliği sizin kadar iyi bilmesek de doğru ve dürüst habercilik için haberi yayınlamadan önce iddia edilen olayla ilgili taraflara sormanız gerekmez mi Ama doğru ya siz çamuru atın daha sonra düzeltmek isteyen olursa uğraşsın dursun. Ne de olsa herkes sizler gibi işsiz güçsüz.
İşsiz güçsüz dedim de aklıma geldi. Acaba gizli servislerden yakanızı kurtarabildiniz mi Yoksa onu mu kendinize iş edindiniz
O zaman şimdi ben sizi haberdar edeyim biraz. Yüksek müsadenizle. Daha düne kadar sol partilerden istediğiniz rant için desteği alamayıp sağ partilere çalışan ve insanları da zorla peşinizden sürükleyen sizler bunu da Temel ailesine sağcı diyorsunuz ya onun için söyleme gereği hissettim proje nedir, somut ve somut olmayan kültür varlığı nedir bilmediğiniz için hemen tabi ki aldığınız istihbaratın hooop üstüne atlıyorsunuz.
Hıdır Temel Bakanlığa başvurmuştur. Başvurusunun amacı Bakanlığın desteğiyle türbenin ve türbenin etrafının herkesin özel mülkiyet hakları saklı kalarak düzenlenmesi ve restore edilmesidir. Bu kültürün devamının sağlanmasıdır. Sağa sola sormanıza, iftiralar atmanıza gerek yok. Sorun söyleyelim. Sorun bilgi verelim. Sorun öğretelim.
Ama haklısınız 20 yaşındaki çocuktan sosyalist bir emek hırsızı yaratabilen sizler her şeyi becerirsiniz. Ne de olsa meslek edinmişsiniz bu işleri. Ama bir faydanız oldu bu topluma Sayenizde dilsizler de haliyle dile geldi.
Şimdiye değin hep savunduğum insan bilmediğini kötüler varsayımım bir anda anlamsız kalıyor bu iftira ve yalan dolu davranışları gördükçe. Çünkü insanlarımız bile bile iyiyi kötüleyebiliyor. Çünkü bizim gibi kapalı toplumlarda ego tatmini -birbirinin ayağını kaydırma yöntemleriyle gerçekleştiriliyor. İşte bu noktada kutsal addettiklerimizin de, emeğin de bir önemi ve anlamı kalmıyor.
Ancak yine de köyümüzle ilgili düşünürken küçük bir tebessümle hep aklıma geliyor Cemil Meriçin mısraları Acılarımın kaynağı sensin, evet ama hayatımın da kaynağı sensin. Evet, her ne kadar şuan sorunlar yumağı olarak görsek de köyümüzü, türbemizi ve inancımızı ama biliyoruz ki bizi var eden de yine onlar O nedenle olay yine bizde bitiyor. Hıdır Temelin söylediği gibi dünyanın her yerinde her zaman var Ali Muaviye, İsa - Paul, Musa Firavun mücadelesi. Bize düşen iyiyi bulup, doğru olanın yanında, kimsenin ne arkasından ne de önünden değil, her birlikte omuz omuza mücadelemizi vermek.

Selçuk SARIYAR
  * Isim :
 Alican
 * Soy Isim:
 Yıldırım
 * Şehir:
 İst.
  Email Adresi:
 info@hubyarlialican.com
  Web Adresi:
 www.hubyarlialican.com
  Ekleme Tarihi
 03.11.2009

 * Mesaj:

 ALİCAN’DAN CANLARA YÜREK DOLUSU SEVGİLER.
Merhaba canlar. www.hubyarlialican.com  u ziyaret edin. Yarınlarda daha güzel işler yapabilmemiz için önerilerinizi yazın. Eksiklerimiz konusunda eleştirilerinizi yazın. Her ne konuda olursa olsun, toplumla paylaşmak istediğiniz güzel düşüncelerinizi özgürce yazın. İşte sizin sesiniz olacak bir dost sitesi. Saygı ve sevgilerimle. Âşık Alican
  * Isim :
 Yılmaz
 * Soy Isim:
 ÖZDİL
 * Şehir:
 istanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 24.10.2009

 * Mesaj:

 19 Mayıs


- Yav bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!

M.K: - Ama işgal zırhlıları...

- Boşver şimdi sen işgal zırhlılarını filan... Gün gelir, memleketin malını mülkünü tapusuyla İngiliz’e satar bunlar.

M.K.: - Yok canım!

- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.

M.K.: - Ama ahval ve şerait...

- Güzel abim yaranamazsın... Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savaş, boğuş, kendimizi paralayacağız, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen, önce biraz ağlıycaklar, sonra gene "Son Osmanlı Padişahı" diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.

M.K.:- Saltanat kalsın diyosun yani...

- Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür ver, daha iyi... Aha buraya yazıyorum, açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, söylemedi deme.

M.K.: - Efkarlandım be...

- Yakma o cigarayı gözünü seveyim, yarın öbür gün belgesel yaparlar, keş gibi gösterirler seni haberin olsun.

M.K.: - Hal çaresi nedir peki?

- Al padişahın kızını, yırtalım.

M.K: - Millet ne olacak?

- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne, kendi düşen ağlamaz.

M.K:  - Laik olmasınlar mı, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şıhlara şeyhlere mi bırakalım kaderlerini?

- Bak ne güzel söylüyorsun, kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza...

M.K:  - İyi de, yazık olmaz mı?

- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık olur... Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap’a satmayın dediği için komünist diyecekler, kimine Ne Mutlu Türküm Diyene dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler... Yorma ahaliyi, kula kulluk edelim, rahat edelim.

M.K:  - Yok arkadaş, ben bi deniycem.

- E sen bilirsin.

Yılmaz ÖZDİL 19 Mayıs 2009
  * Isim :
 ÇULHACI MEHMET
 * Soy Isim:
 MEHMET
 * Şehir:
 VİYANA
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 17.10.2009

 * Mesaj:

 YANAM  AĞLAYAM
Yanam  ağlayayım  köyüme  benim
İçi mahkemelik  yaylası şenlik
Yeni  giyim  kuşam gitti  alçuha
Yırtmaçlı  Etekler önünde  önlük

Bindallı  entari  pıçak  ucunu
Çamın  sakızından  dişe  macunu
Isırgan  kaplamış  peğin içini
Viran  evyerleri  soğanlık  küllük

Oğuz boylarından türkmendi soyu
Bugünlerde  köyün  değişti  huyu
Bakkallar  kapandı  kimse  yok  deyi
Çerçi kamyon gelir haftalık günlük

Isız  kalış bozuk  bahçe  bağları
Bozkurtlar  dolaşır  yüce  dağları
İhtiyarlar  yaşar  ölü  sağları
Euro dolar döner beşyüzlük binlik

Geçti  yeni  çağa yoktur Ogünler
Herkime sorarsam  arardı dünler
Eskiyi  anlatır  ahçeker  dinler
Sülale  kavğası  hep senlik  benlik

Ziyaretler  yurdu gürbüz  tekeli
Hubyar  devletli  sancak  dikeli
Bomboş  araziler  yoktur  ekeni
Amca  dayı olmuş  yabancı  kimlik

Yeni  binaların  beton armalı
Güzeller  çekilmiş  saçlar sırmalı
Hani yiğitlerin bıyık  burmalı
Şimdi  moda  olmuş  oyunu  Ellik

Tozanlıdan geçtim  tozlu yolları
Bir yanında tokat  Sivas  elleri
Karşın  asmalı  dağı tekke  belleri
Tutca  menekşesi  misgibi  güllük

Dokuzların  başı  boranlı  tipi
Sürüler  kaybolmuş  küleği  küpü
Düğünler  kurulur  gelirdi  hepi
Aşıklar  alırdı  bahşişi  yolluk

Hey  gözünü  sevdiğimin  Hubyarı
AŞIK  MEHMET  unutamam  diyarı
Ömür  geldi  geçti  gurbette  yarı
Özlerim  gelemem  senelik  yıllık

HUBYARLI AŞIK  MEHMET 
VİYANA  AVUSTURYA   



  * Isim :
 Erol
 * Soy Isim:
 KAPUKAYA
 * Şehir:
 İST.
  Email Adresi:
 ekapukaya@yahoo.com
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 25.08.2009

 * Mesaj:

 Merhaba güzel Canlar.

Anadoluda İkametğh eden bir Aile varmış. Bu Aile geçimlerini Topraktan sağlarmış. çok çalışıp az kazanca sahip olsalarda mutlulukları yardımseverlikleri ve paylaşımcı oldukları o civarda bilinirmiş.Köylerden Anakentlere Köyden Şehire göç başlayınca köyün bu mutlu Aileside köyden şehre göç eder. Taşı topragı altın olan İstanbula yerleşen bu mutlu Aile kısa zaman içinde fakirlikten bir nevide olsa biraz rahata ermiş. Ailede herkes çalışmaya başlayınca Cebi para gören örfünü gelenegini yolunu erkanını unutuvermiş. küçük büyügü dinlemez olmuş. paraları pulları olmuş ama Köydeki mululuk ve huzur kendilerini terk etmiş. parayla pulla satın alınmayan sevgi ve saygıyı bir haha yakalayamamışlar. bu Ailenin köyünde birde Evliya varmış. Günlerden bir gün bir bahar ayında Ailenin en yetişkini olan Büyük Dedeleri yıllar önce göç ettigi köye gider akrabalarından birine misafir olur. Yılların özlemi ve Hasreti giderilir. Hanede Huzur gören dede göz yaşlarını tutmaktan kendini alıkoyamaz. Halinize şükredin köyünüzü terk etmeyin. İnanç ve İlkelerinize baglı kalın. Biribirinizi anlamaya çalışın.Yardımsever olun der ve köyden ayrılır. ve köyün çıkışındaki türbeye yol ugratır. diz üstü çöker niyazda bulunur.Dua ederkende göz yaşları revan revan olur. Kusurumuza kalma Kuldur hata işler Sultanlarda bagışlar diyerek Duasını tamamlar. Az yukarıda Köy Kabristanı vardır. Kabristanada yol ugratır. onlar köyden gideli nice Canların Hakka yürümüş oldugunu mezar taşlarında okuyarak Dünyadır gelen bir gün gidiyor ama bunu her Can bilmiyor diyerek Kabristanda yatan Cüle İnsanlara Duasını tamamlar selafat getirerek O mekandan ayrılır.

Güzel Canlar. Bizlerde O köylerden birinden geldik. Bizden önce yaşayan Dedelerimiz İnancımıza ve Kültürümüze ne güzellikler bırakarak Her türlü zorluğa ve olumsuzluga karşın bizleri bu günlere Asimile etmeden getirmişlerdir. HUBYAR DERVİŞ gibi yüce bir Pirimiz vardır. Yoluna aşık olan Kerametinden İlhan alan .Hubyar Talipleri ve Yol Uluları. her yıl Otuzbinlerle Hubyar anma etkinliklerinde birlikte oluyorlar. bu birlikteligi yüzbinlere çıkarmaya Hubyar Dervişin Gücü var. bizlerinde yüreginde.Hubyar aşkı varise işte O yol sürülmezmi. Yüce Daglar aşılmazmı.Hubyara gidilmezmi.
Pir Aşkına Ölünmezmi.........



Aşkınız Hubar Aşkı Olsun
Hak Muhammed Ali Yardımcınız olsun



HUBYAR EĞİTİM VAKFI
ÖRNEK CEMEVİ DEDESİ
Erol KAPUKAYA
  * Isim :
 aydemir
 * Soy Isim:
 akyürek
 * Şehir:
 şenköy
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 aydemir_akyurek123@hotmail.com
  Ekleme Tarihi
 15.08.2009

 * Mesaj:

 bu  sene 6 .ncısı düzenlenmiş olan hubyar anma şenlik lerinde emeyi    geçe n başta sayın mustafa temel olmak üzere        tüm hubyar eyitim vakfı çalışanlarına başarılar dilerim
  * Isim :
 Cüneyin
 * Soy Isim:
 TEMEL
 * Şehir:
 İstanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 03.08.2009

 * Mesaj:

 HUBYAR’ DA BİZDE VARIZ DİYENLER


HUBYAR’ da bizde varız diyenler.
Kırk kazandan kırk kurbanı yiyenler.
Hep beraber Allah Allah diyenler.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

Dede Talip bir araya geldiler.
Danışık dağın da ikrar verdiler.
Düşkün olanları yoldan sürdüler.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

Tarikatın yolu kıldan incedir.
Dedesi güldür Talip goncadır.
Bu yoldan dönenin hali nicedir.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

Başyurd’a toplandı binlerce kişi.
Otel yok deniz yok bu hakkın işi.
Kırk kazanda pişti misafir aşı.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

Telli Kılıç PİRSULTAN’ ın torunu.
Kimse tutmaz Sebahat’ın yerini.
Temmuz ayında gördünüz yaylamızın karını.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

HACIBEKTAŞ HUBYAR bizim hacımız.
Tolga kardeşimiz pınar bacımız.
Gelen canların hepsi baş tacımız.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.

Cüneyin’im HUBYAR’ın torunu.
Dokuzlardan Yıldız Dağı görünü.
Dedesi Talibi almış yerini.
Ziyaretler kabul olsun Erenler.


Cüneyin TEMEL
  * Isim :
 Erol KAPUKAYA
 * Soy Isim:
 .
 * Şehir:
 İST
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 10.07.2009

 * Mesaj:

 EGERKİ SENDE BİR KABER ARARSAN
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM
GÖNÜL KABESİNDE SEVGİ ARARSAN
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

NEFSİLE NEFRETİ YENMEK İSTERSEN
KEŞVİ KERAMETİ GÖRMEK İSTERSEN
MUHAMMED ALİYİ CANDAN SEVERSEN
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

YEDİ ÇEŞMELERİ SOGUK SULARI
KIRK KAZANDA KAYNATIRIZ KURBANI
HUBYARDA BİRLİK DİRLİK ZAMANI
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

SERİNDİR YAYLASI HOŞTUR HAVASI
ÇAYIR ÇİMEN NEDE GENİŞ MERASI
HER CANDA OLMALI HUBYAR SEVDASI
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

ASA PINARINDAN ÇİFTE GÖZLERDEN
YARDIM SENDEN OLSUN HUBYAR DEDEM
BİR TAS SUYUN İÇSEM AGCA DEDEDEN
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

ASMA İLE YILDIZ DAGI KARŞINDA
DUMAN EKSIK OLMAZ YÜCE BAŞINDA
ÇOK KERAMET OLUR KAMİL İNSANDA
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

ASA PINARINDAN ÇIK DOKUZLARA
GÜNÜ SEYREYLEYİP BAK SEMALARA
ALÇAKLI YÜKSEKLİ YÜCE DAGLARA
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM

EROL DEDEM HUBYARIN YURDUNA
ÜMİT VARMI GELECEK VE YARINA
SEVGİ SAYGI GÖSTER EMİ İNSANA
PİRLER PİRİ HUBYARA GİDELİM.


HUbyarın Diyarına Evliyalar Yurduna Şifalı Çörmük sularına Tekeli yaylasında Güneşin Doguşunu semalarda seyretmeye gidiyoruz.
Tüm Canları Pir Hubyara bekliyoruz.


HUBYAR EĞİTİM VAKFI
ÖRNEK CEMEVİ DEDESİ
Erol KAPUKAYA
GSM:0535 313 27 29
  * Isim :
 Site
 * Soy Isim:
 Yonetimi
 * Şehir:
 istanbul
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 11.03.2009

 * Mesaj:

 Vatandaşlık numaralarınız nüfus cüzdanlarınızda yazılı değil ise seçim günü sandıkta oy kullanamayacaksınız.

29 Mart 2009 tarihinde yapılacak Yerel Seçimlerde sandıkta oy kullanabilmeniz için yanınızda T.C. Kimlik Numaranızı taşıyan; nüfus cüzdanı, kimlik kartı, pasaport, evlilik cüzdanı veya sürücü belgesi gibi belgelerden herhangi birinin bulunması gerekiyor.
Seçim günü sandıkta oy kullanabilmeniz için T.C. Kimlik Numaralarınızı sözle ya da köy ve mahalle muhtarlıklarınca düzenlenen belge ile ibraz etmeniz yeterli olmayacak. Numaranın ibraz edeceğiniz kimlik kartınızda yazılı olması istenecek.
Eğer T.C. Kimlik Numaralarınız nüfus cüzdanlarınızda yazılı değil ise; en kısa sürede ikametgahınızın bağlı olduğu mahalle muhtarlığından alacağınız “Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi” ve son 6 ay içerisinde çekilmiş iki adet vesikalık fotoğrafınız ile Nüfus Müdürlüklerine şahsen başvuruda bulunmanız gerekmektedir.
Önümüzdeki seçimler yaşamsal öneme sahiptir. Oyunuza sahip çıkın. Bu uygulamadan yakınlarınıza da haber verin ve onların da eğer yok ise vatandaşlık numaralarını içeren kimlik belgelerini edinmelerini sağlayın.
Oyunuzu Mutlaka Kullanın ve Kullandırtın.

Not: Muhtarlıklardan “Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi” almayı unutmayınız.
  * Isim :
 Cem
 * Soy Isim:
 SARIYAR
 * Şehir:
 Viyana
  Email Adresi:
 Yazılmamış
  Web Adresi:
 www.hubyarlilar.org
  Ekleme Tarihi
 23.02.2009

 * Mesaj:

 Tamam Hubyar ocagi ok  anladik ama; Ocagin pek bir fonksiyonu kalmamis acikcasi su halde benim icin pek bir sey ifade etmiyor herhalde mensublarinin ellibin parca oldugu tek ocaktir.Türkiye Cumhuriyeti sinirlari dahilinde bizimkisi gibi bir ocak var ise söyleyinde bari avunalim tek biz degiliz diye.Birbirinin dügününe, cenazesine gitmeyenden Alevi bagli oldugu ocaktanda ocak olmaz.
  * Isim :
 sultan
 * Soy Isim:
 kocaman
 * Şehir:
 ist
  Email Adresi:
 sulltan_kocaman@mynet.com
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 23.02.2009

 * Mesaj:

 mrb lar bu sayfayı raslantı sonucu gördüm.. sevındım..tbrk ederım bende hubyarlıyım..sevgiler
  * Isim :
 Cafer
 * Soy Isim:
 TEMEL
 * Şehir:
 istanbul
  Email Adresi:
 cafer-temel@hotmail.com
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 22.02.2009

 * Mesaj:

 Hubyarda İnsanlık Kazansın.

Alevilik kazansın propagandası altında Web sayfalarına Ocağımızı ve bizleri küçük düşürücü yayınlar yapanlar. Günden güne çoğalmaya başladılar. Alevi Derneği, Alevi Haber sitesi, Alevi Aydınlar, Alevi Yazarlar, Alevi Editörler, Alevi Gazeteciler,Alevi Vakıfçılar,Spikerler,Televizyoncular,Alevi Dergisi yazarları adlarını kullanarak çirkince ve tutarsız bir şekilde gözleri kapalı saldıranlar olmaktadırlar.

Biz güzel İnsanları ve diğer insanlığı inanın sindiremezler,yok edemezler.İnsanlık  her zaman ihaneti gördükçe güçlenmiştir.Bunları  yapanlar,göz yumanlar,seslerini çıkarmayanlar böyle davranarak,düşüncelerini ifade ediyormuş gibi gözükenler bu hareketleri ile yapmaya çalıştıkları çaba bence tek kelime ile Ocağımıza,Taliplere,Aleviliğe ve İnsanlığa yapılmış ihanet dır.
İhanetleri anlatmak için bazen inanın küçük bir örnek bile vermek, göstermek yeterli geliyor. Televizyon programlarına çıkanları, konuşanları izledik, duyduk, gördük. Ne yaptılar. Nefretlerini, kinlerini ve kötü düşüncelerini medyada gösterdiler, sergilediler.
Geçmişte hiç anımsamak istemediğim ve bir o kadar da sizlere hatırlatmak istemediğim bazı gelişmeler oldu. Ocağımızın adını kullanarak site kurdular. Kurdukları bu site’de dedikodu, küfürlü, ahlaksızca yazılar yazıldı. Köyümüzde bulunan her aileye saldırıldı, yakıştırmalar yapıldı. İftiralar atıldı.Bunların uzantıları şimdi sayıca artmış olabilir.Topladığımız zaman elle tutulur ve tutarlı bir dayanakları ise büyük bir ( 0 ) dır. Vakfımızın sitesi hayırlı olsun diyenler, kabaranlar, yazılar yazanlar. Omuz başındayız, yanınızdayız, yandaşınız, kardaşınız diyenlerde çoğaldılar.

Bunlar kaş yapayım derken göz çıkaranlar.72 Millete bunlar bir göz ile bakamazlar bence. Çünkü önce kendi gözlerini, düşüncelerini çıkarırlar, kör ederler. Böyle yaparak Ocağımıza ihanet ederler, isteyerek ve kasıtlı, planlı, örgütlü olarak da halen de devam etmektedirler. Bunları yapanları anlamak için bunların yaptığı gibi tamamıyla şekilci ve göstermelik olarak Alevi olmaya, gazeteci, yazar, editör olmaya, Alevi solcu, devrimci olmaya inanın bizim güzel insanlarımızın hiç ihtiyacı yok. İnsan olan görüyor. Görmek isteyen görüyor. Günümüzde yaşadığımız olaylarda görüp ona göre değerlendirmek, hareket etmek bir ihtiyaç halini almıştır. Alevilik nedir? İnsanlık dır.


İnsan olmak yeterli gelsin.

  * Isim :
 önder
 * Soy Isim:
 eser
 * Şehir:
 ist
  Email Adresi:
 eser_onder98@hotmail.com
  Web Adresi:
 www.ofeb.tr.gg
  Ekleme Tarihi
 20.02.2009

 * Mesaj:

 GÜN YÜZÜNDE BAŞLADIM BU PİRİMİN AŞKINA.YA  ALİ DEDİM YA MUHAMMED HAK İLAHİNİN AŞKINA.SEVENLERİ BİR YAPALIM DEDİM KAİNATIN AŞKINA.CANLARI BİRLEŞTİRELİM DEDİM TÜM CANLAR AŞKINA. ÖNDER ESER(YAŞ 11)
  * Isim :
 alevi-erkan
 * Soy Isim:
 erkan
 * Şehir:
 kocaeli
  Email Adresi:
 alevi-erkan@hotmail.com
  Web Adresi:
 Yazılmamış
  Ekleme Tarihi
 20.02.2009

 * Mesaj:

 Kayan bir yıldıza dilegim vardır, Oda benim gibi yansın yar yansın, Ben murad almadım ey ahu gözlüm, Oda benim gibi murad almasın. Neye yarar karşılıksız sevdiğim, Sever diye ona boyun egdigim, İki etmezdim nazlı yarin dediğin, Oda benim gibi yansın yar yansın. Bilse idim düşmez idim aşkına, Yana yana döndüm gülüm şaşkına, Gel gör şu halimi ''ALLAH''aşkına, ç.kralı ne hallere düşürdün

Sayfalar: [ 1234567891011121314151617181920212223242526272829303132333435363738394041424344454647484950515253545556 ]

Toplam Mesaj Sayısı: [ 1385 ]


Copright 2oo4 - 2oo8©  Hubyarlilar.Org Ziyaretci Sayfasi | 2004 - 2010 - Hubyar@Hubyarlilar.org